Bir yerden başlamak gerek

Ne olduğunu lisenin son dönemlerinde anlamaya başladığım ve öncesinde hiçbir fikir sahibi olmadığım üniversiteyi Afyonkarahisar’da okudum. Tercih yaparken en azından üniversitenin ne olduğunu biliyordum ama bu seferki sıkıntı daha büyüktü; bölümler… Üniversiteyi yeni öğrenmişken bölümler hakkında fikir sahibi olmamam çok normaldi. Tek tercih ya da 2-3 tercih yapanlardan olamadım, bana verilen tercih haklarını sonuna kadar kullandım tabii. Sadece 3 bölüm vardı tercihlerimde; uluslararası ilişkiler, işletme ve iktisat. Neden mi? Uluslararası ilişkilerin adı çok güzel, çok küçük de olsa ”tutma” ihtimali var. İşletme ve iktisat bölümlerinde ise isimleri diğeri kadar havalı olmasa da ihtimal biraz daha fazla. Sonuç 19. tercihim Afyon ve işletme. Klasik olan tüm soru ve esprilere  maruz kaldım. -Mezun olan ne yapar? -Kimi/neyi işleteceksiniz? vb. Tabii ki mantıklı-mantıksız tüm sorular cevapsız. (Artık değil) Hocalarımız işletme bölümünü tercih sebebimi sorduğunda %90lık bir oranda cevap ortak ”Burası tuttu.” Demek ki sadece benim için değilmiş loto mantığı. Yavaş yavaş öğrendim bölümümün güzelliklerini. Öğrenci kulüplerinin afişleri daha da heveslendirdi; CV oluşturma teknikleri, kişisel iletişim becerileri, borsa okulu… Aslında cezbeden eğitimden ziyade sertifikaydı. Yeni mezun CV’lerini incelediğimde sertifika ve eğitimler dolu doluydu. Ee benim de öyle olmalıydı. Zaten yeni bir şehir, yeni bir hayat, sosyallik ihtiyacı da var. Eğitimlerde bölümle ilgili fikir sahibi olmaya başladım. Satış, borsa ya da bu gibi konular kitaplarda anlatıldığı gibi değilmiş. Sonrası çok daha uzun tabii. Eğitimlerden sonra aktif görev almak istedim. Mezun olduğumdaki durum; o dönemdeki en aktif öğrenci kulübünde başkanlık sonrasında bölüm-fakülte temsilciliği ve öğrenci konseyinde aktif görev. Tüm bunlar sayesinde birçok eğitim, zirve, şirket gezisi vb. onlarca organizasyon düzenledik. Çoğunu hatırlamadığım ve aslında ilk dönemlerdeki kadar faydalı olduğuna da inanmadığım onlarca sertifikam var.

Organizasyon sponsorlukları sayesinde edindiğim tecrübeyle son sınıfta bir arkadaşımla beraber ilk işimiz olan reklam ajansını kurduk. Puzzle Time isimli bir kafe yayınıyla başladık. Yayınımız diğer şehirlerde bayiliklerle devam etti. Kafelerden sonra asansörlere özel yayın çıkarmaya başladık. Yayınlar aracılığıyla çalıştığımız firmaların sonraki süreçte medya planlama ve satın alma çalışmalarını yürütmeteye başladık. Bu çerçevede yerel mecraların neredeyse tamamına alt ajans hizmeti vermekteydik. (Billboard, raket, otobüs dış giydirme, yerel radyo-televizyon ve gazeteler) Geleneksel anlamda birçok mecrada faaliyet gösterirken Haziran 2012 itibariyle organizasyon, reklam ve pazarlama anlamında katkısı büyük olan Afyonkarahisar’dan daha iyisi için ayrılmış bulundum.

Şu anda  ”Türkiye’nin Yemek ve Mekan Arama Motoru” olma amacıyla yola çıktığımız MenumNette.com isimli projede kurucu ortak olarak çalışmaktayım. Bu projenin yanı sıra sistemimizde bulunan bazı firmalara dijital ajans hizmeti vermekteyiz. Artık İstanbul’dayım ve aynı zamanda -tezimin ne zaman biteceğine dair ufak da olsa bir tahmin yürütememe rağmen- pazarlama yüksek lisansı öğrencisiyim. Tez konum yine reklam. Pazarlama, reklam, marka ve sosyal medya konularının sıkı takipçisiyim.

Yazımın buraya kadarki kısmı ‘’Hakkımda’’ bölümünü oluşturmaktadır. Blogun amacı ise ‘’Hakkımda’’ kısmında bahsedilen tüm işler sayesinde elde ettiğim bilgi birikimi ile ilgimi çeken pazarlama ve reklam çalışmalarını paylaşmak. Ayrıca ”… dan/den Arda Kalan” bölümünde de bir kitaptan, organizasyondan ya da toplantıdan arda kalanları paylaşmayı planlamaktayım.